in

Kritik teknolojiler ve On Birinci Kalkınma Planı – Sanayi Gazetesi

kritik-teknolojiler-ve-on-birinci-kalkinma-plani-–-sanayi-gazetesi

Belki de kalkınma planları içerisinde 2019-2023 dönemini kapsayan 11. Kalkınma Planı, günümüzde ve yakın gelecekte anahtar rol oynayan ya da oynayacak teknolojileri içinde barındıran ve makul hedeflerle sınırları çizilmiş en iyi hazırlanmış kalkınma planlarından biri olduğu söylenebilir. Bundan kasıt, anılan kalkınma programında adı geçen kritik teknolojilere ve öncelikli sektörlere detaylı bir şekilde yer verilmiş olması ve belirlenen hedeflerin saha gerçekleri ile örtüşmesidir. Burada amaç, öncelikli sektörlerde ve alanlarda teknolojik dönüşümün sağlanabilmesi ve rekabet gücünün artırılması amacıyla önümüzdeki dönemde yüksek katma değer oluşturması beklenen kritik teknoloji alanlarında teknoloji üretme ve adaptasyon yeteneğinin geliştirilmesidir. Bu yazımızda kısaca 11. Kalkınma Planında yer verilen kritik teknolojilerden bahsedilmiştir.

Ülkemizin sanayi 4.0’ı veya toplum 5.0’ı olarak nitelendirilebilecek “Milli Teknoloji Hamlesi”nin gerçekleştirilmesine yönelik olarak 11. Kalkınma Planı’nda ele alınan kritik teknolojiler şöyledir:

  • Yapay zekâ (Artificial intelligence)
  • Nesnelerin interneti (Internet of things)
  • Artırılmış gerçeklik (Augmented reality)
  • Büyük veri (Big data)
  • Siber güvenlik (Cyber security)
  • Enerji depolama (Energy storage)
  • İleri malzeme (Advanced material)
  • Robotik (Robotics)
  • Mikro/nano/opto-elektronik (Micro / nano / opto-electronic)
  • Biyoteknoloji (Biotechnology)
  • Kuantum (Quantum)
  • Sensör teknolojileri ve katmanlı imalat teknolojileri (Sensor technologies and layered manufacturing technologies)
  •    

Bahse konu kalkınma programında bu kritik teknolojilerin gelişim yol haritalarının hazırlanması, gerekli altyapının tesis edilmesi, ihtiyaç duyulan nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi ve toplumsal yönelimin bu alanlara odaklanması sağlanması öngörülmektedir.

Kritik teknolojilerde insan gücü ile özel sektörün teknoloji geliştirme ve adaptasyon yeteneğine ilişkin mevcut durum analizini de kapsayan ve teknolojilerin gelişme potansiyeli ile uzun vadeli arz ve talep dinamiklerini dikkate alan teknoloji yol haritaları hazırlanması planlanmaktadır. Bu alanda atılacak adımlar adı geçen kalkınma planında 3 ana başlıkta ele alınabilir:

  1. İnsan gücü kapasitesinin geliştirilmesi
  2. Araştırma altyapısının güçlendirilmesi
  3. Özel sektör kapasitesinin geliştirilmesi


       

1. İnsan gücü kapasitesinin geliştirilmesi

Kritik teknolojilerde insan gücü kapasitesi de artırılacaktır. Bu amaçla;

  • Kritik teknoloji alanlarına yönelik ihtiyaç duyulan yetenek ve yetkinlikler yapılacak bir analiz çalışması ile belirlenecektir. Bu yetenek ve yetkinliklerin karşılanmasına yönelik kritik teknolojilerde ihtisaslaşmış disiplinler arası lisans ve lisansüstü programlar açılacaktır.
  • Kritik teknoloji alanlarında yetkinliği kanıtlanmış yurt dışı eğitim kurumlarına diğer alanlara göre farklılaşan destek miktarlarıyla lisansüstü öğrenci gönderilmesine yönelik burs programları oluşturulacaktır.
  • Kritik teknolojilerde ihtisaslaşmış programı olan üniversitelerde yurt dışından yetkin akademisyen ve araştırmacıların kısmi zamanlı olarak çalışması teşvik edilecektir.


       

2. Araştırma altyapısının güçlendirilmesi

Kritik teknolojilerde araştırma altyapısı güçlendirilecektir. Bu amaçla, kritik teknolojilerde ihtisaslaşmış programı olan üniversitelerin laboratuvar altyapısının bu teknolojilere yönelik AR-GE çalışmalarının ihtiyaçlarına göre geliştirilmesi sağlanacaktır.


   

3. Özel sektör kapasitesinin geliştirilmesi

Kritik teknolojilerde özel sektörün kapasitesi de geliştirilecektir. Bu amaçla;

  • Kritik teknoloji alanlarında yenilikçi girişimcilere özel AR-GE destek programı oluşturulacaktır.
  • Büyük ölçekli firmaların ürün geliştirmeye yönelik olarak kritik teknoloji alanlarında yapacağı AR-GE çalışmalarını üniversite veya kamu araştırma kurumlarıyla gerçekleştirmesi halinde, projenin girişimciye yansıyan maliyetinin belirli bir bölümü kamu tarafından karşılanacaktır.
  • Özel sektörün kritik teknolojilerde yürüteceği ortak AR-GE projelerine, altyapı kullanımına ve insan gücü yetiştirilmesine yönelik oluşturduğu iş birlikleri desteklenecektir.
  • Kritik teknoloji alanlarında AR-GE ve yenilik işbirliği yapılacak stratejik ülkeler belirlenecek, bu ülkeler ile özel sektör-üniversite; özel sektör-özel sektör iş birliklerini içeren ikili ve çoklu AR-GE ve yenilik iş birlikleri desteklenecektir.

Ülkemizde sayılan bu kritik teknoloji alanlarında dışa bağımlılığı azaltmak yönünde önemli adımlar atılmaktadır ancak çok daha fazlasına ihtiyaç duyulduğu da aşikârdır.


   

Tükettiğimiz teknolojiye değil ancak ürettiğimiz teknolojiye hükmedebileceğimizi unutmamak her şeyin başında gelmektedir. Diğer bir deyişle, hükmedebildiğimiz ölçüde bağımsız oluruz. Bunun en güzel örneği ülkemizde yerli ve milli imkânlarla üretilen teknolojilerin bulunduğu savunma sanayi sektöründe görülmektedir. Suriye’deki kullanılan ülkemiz tarafımızdan geliştirilmiş silahlı ve silahsız insansız hava araçları (SİHA ve İHA’lar), ingilizce ifadeyle armed or unmanned aerial vehicles (AUAVs ve UAVs), Türk Silahlı Kuvvetleri’mize büyük operasyonel avantaj ve üstünlük sağlamaktadır. Drone olarak da adlandırılan bu araçlar yarı otonom veya tam otonom olabilmektedir.


 

Ancak bulunduğumuz coğrafya, iç ve dış tehditler dikkate alındığında başta savunma sanayi sektörü olmak üzere diğer sektörlerle birlikte özgün, yerli ve milli teknolojik ürün geliştirilerek teknolojik bağımsızlığı elde etmek ve geliştirilen teknolojiye hükmetmek mümkündür. Bunun tersi bir durum teknolojik bağımlılık ve dışa bağımlılık anlamına gelir ki bu ifadenin geçerliliğini ortaya koyan uluslararası arenada ülkemizin ve diğer ülkelerin karşılaştığı sayısız örnek bulunmaktadır. Diğer bir durum, teknolojik bağımlılık bazen öyle bir seviyeye gelir ki ekonomik kaynaklar içeride üretilemeyen teknolojiyi satın almaya yetse de bu teknolojileri elinde bulunduranlar bunları muhafaza etmekte ve stratejik amaçlar için diğer ülkeler aleyhine bir silah olarak kullanılabilmektedir. Tıpkı yabancı ülkelerden birinin F35 savaş uçakları ve patriot hava savunma sistemleri konusunda Ülkemize karşı izlenen strateji bunun en güzel örneklerinden birini göstermektedir.

Ulus olarak zengin bir ülke olsanız ya da teknolojiyi satın alabilecek güce sahip olsanız da üretken bir ülke değilseniz bağımlısınız, dolayısıyla bağımsız değilsinizdir. Dolayısıyla zenginlik de teknolojiyle üretime dönüştürülmedikçe ve aynı kaldığı sürece o bağımsızlık da sürdürülebilir değildir. Burada bahsedilen zenginlik doğal kaynaklar olabileceği gibi insan kaynağı da olabilir. Bütüncül bir yaklaşımla değerlendirildiğinde artık teknoloji bir ulusun gücünü göstermekle kalmayıp aynı zamanda kimliğini ve bağımsızlığını da belirlemektedir.


 

Özetle, 11. Kalkınma Planı’ndaki günümüzün ve geleceğin toplumlarının ve ekonomilerinin şekillenmesinde çok önemli bir yere sahip kritik teknoloji konu alanlarından ve teknolojik bağımsızlığın öneminden kısaca bahsedilerek farkındalık oluşturulması amaçlanmıştır.

Bilimle ve teknolojiyle kalınız.

Yararlanılan Kaynaklar

http://energystorage.org/

https://powerstar.com/virtue/what-is-energy-storage/

http://www.sbb.gov.tr/wp-content/uploads/2019/07/OnbirinciKalkinmaPlani.pdf

https://www.rand.org/topics/unmanned-aerial-vehicles.html

https://airandspace.si.edu/exhibitions/military-unmanned-aerial-vehicles-uav

Ne Düşünüyorsun?

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

Comments

0 comments

yoruklerin-goc-yollarinda-teknoloji-devrimi-–-sabah

Yörüklerin göç yollarında teknoloji devrimi – Sabah

inanilmaz-goruntuler!-turk-astrofotografci-o-ani-goruntuledi-–-hurriyet

İnanılmaz görüntüler! Türk astrofotoğrafçı o anı görüntüledi – Hürriyet