in

22 Nis 2020, Çarşamba Pandemiyle mücadelede maliye politikaları – Yeni Şafak

22-nis-2020,-carsamba-pandemiyle-mucadelede-maliye-politikalari-–-yeni-safak

COVID-19’un patlak vermesi küresel çapta bir sağlık krizine ve ekonomik aktivitelerde yakın tarihte emsali olmayan bir düşüşe neden olmaktadır.

Hükümetler haklı olarak tüm önceliği virüsün yayılmasını kontrol altına almaya ve bu sayede sağlık sistemleri üzerindeki baskıyı azaltmaya vermişler. Salgının yayılmasını önlemeye yönelik kısıtlamalar ve kilitlemeler ise ekonomiler üzerinde ani ve derin (şok) etkiler meydana getirmiştir.

Özellikle vergi ve maliye politikası önlemleri, karantina ve kapatma gibi kısıtlama önlemlerinin yol açtığı sıkıntıları azaltmada kritik bir rol oynamaktadır.

Şöyle ki; hükümetler küresel salgından ekonomilerini en az hasarla çıkarabilmek için korumasız hanehalklarını ve zayıflayan işletme kapasitelerini, azalan istihdamı destekleme düşüncesiyle vergi ve sosyal transferler gibi mali politikalara öncelik vermişlerdir.

İşletmelere yönelik olarak; daha çok vergi beyannamesi sürelerinin uzatılması, vergi ödemelerinin ertelenmesi, vergi iadelerinin daha hızlı sağlanması, stopaj ve emlak vergileri de dahil olmak üzere bazı vergi muafiyetlerini getirilmiştir.

Yine, istihdam ayağında kısa süreli çalışma planları ve ücret sübvansiyonları aracılığıyla da çalışanların korumalarına yardımcı olmaya çalışılmaktadır.

**

Şimdiye kadar, ülkeler salgını ve ekonomiye verdiği zararı kontrol altına almak için vazgeçilen kamu gelirleri de dahil olmak üzere yaklaşık 8 trilyon dolarlık tutarında mali önlemler almış durumda.

Bu tutarın içinde sağlık hizmetlerinin kapasitesini artıracak ve gerektiğinde ek sağlık ve acil durum hizmet ihtiyacını finanse edecek kaynağın yanında; hane halkının temel mal ve hizmetlere erişiminin sağlanması, işten çıkarma ve iflasların önüne geçilmesi amaçlı destekler de var.

Pandemi ile bu denli büyük bir kaynakla mücadele edilmesinin önemli nedenlerinden biri olarak da ABD, Avrupa ve Çin gibi dünya ekonomisinde önemli paya sahip ülkelerin söz konusu salgından önemli ölçüde etkilenmeleri gösterilmektedir.

Pandemi krizinin iyi yönetilememesi halinde sektörel çöküşlerle birlikte, derin bir finans ve reel sektör krizi (1929 Büyük Dünya Buhranı benzeri) yaşanacağı ihtimali ortaya çıkmıştır.

**

Bulaşma riski ve yüksek ölüm oranları nedeniyle işgücü ve üretkenlik üzerinde (arz tarafında); neden olduğu belirsizlik yanında, tüketim ve yatırım (talep) tarafında da ciddi olumsuz etkileri görülen korona salgınında gelişmekte olan ülkeler nispeten daha büyük zorluklarla mücadele etmekteler.

Gelişmekte olan ülkelerin yüksek borç yükü salgınla mücadelede yeni finansman bulma imkanlarını zorlaştırmaktadır.

Ayrıca, dış borç stokunun yüksekliği bu ülkeleri oynaklığı artan kur şoklarına daha açık bir hale getirmektedir.

Kredi notlarının düşüklüğü ve sığ finansal piyasalara sahip olmaları finansman bulmayı zorlaştıran diğer nedenler arasında sayılabilir.

Gelişmekte olan ülkeler; finansman kaynağı bulma zorlukları yanında, maliye politikası tedbirlerinin etkilerini sınırlayan bir takım yapısal problemlerle de karşı karşıyadırlar.

Söz konusu ülkelerde vergi tabanının dar olması vergisel avantajlardan yararlananların, yüksek kayıt dışılık ise mali desteklerden yararlanan çalışanların sayısını sınırlamaktadır. Bu durum maliye politikası önlemlerinden beklenen sonuçların alınmasını engellemektedir.

**

Ülkemizin bu salgını sağlık tarafında gayet iyi idare ettiği net olarak söylenebilir. Ekonomi tarafında ise açıklanan destek paketleri ile işletmelerin mali yükümlülükleri azaltılmaya ve ertelenmeye çalışılmakta, özellikle korumasız-düşük gelirli hanehalklarının temel ihtiyaçları karşılanmaya çalışılmaktadır.

Gelişmekte olan ülkelerde yaşanılan yapısal problemlerin bir kısmı Türkiye’de de mevcut. Bununla beraber özellikle kamu borç stokunun makul seviyelerde olması finansman alanında ülkemize önemli bir mali alan sağlamaktadır (salgın krizi sürecinde IMF’den kredi alan 90 ülkenin arasında Türkiye’nin olmaması bu yargıyı desteklemektedir).

Bununla beraber, vergi tabanının genişletilmesi ve kayıt dışılık konusunda arzulanan seviyelere ulaşılamaması hükümet tarafından sağlanan desteğin etkinliğini sınırlamaktadır.

**

OECD Genel Sekreteri Angel Gurria, maliye politikası tepkilerinin bugüne kadar güçlü bir şekilde hissedildiğini, yaşanılan benzeri görülmemiş şok salgın ortamında ekonomilere güvenin sağlanmasında önemli bir rol üstlendiğini belirtmiştir. Devamla, söz konusu sürecin sonunda kamu maliyesinde yeniden denge sağlayacak sistemin şimdiden planlanmaya başlanması gerektiğini vurgulamıştır.

Son söz olarak; günümüzde hükümetler maliye politikası bağlamında kesenin ağzını açmışlarken toparlanma dönemini de şimdiden düşünmeleri ve mevcut projeksiyonlarını buna göre ayarlamaları gerektiğini söyleyebiliriz.

Ne Düşünüyorsun?

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

Comments

0 comments

vatandaslar-ve-devlet-arasindaki-guven:-isvec’in-covid-19-politikasi-–-birgun-gazetesi

Vatandaşlar ve devlet arasındaki güven: İsveç’in Covid-19 politikası – BirGün Gazetesi

ak-parti’den-abd’nin-ypg’ye-saglik-yardimiyla-ilgili-aciklama-–-haber3.com

AK Parti’den ABD’nin YPG’ye sağlık yardımıyla ilgili açıklama – Haber3.com